Bu haber kez okundu.

Bakan Yardımcısı’dan Genel Müdürlere Küfür

Bugün sizlere Ankara’nın en büyük kulis haberlerinden birisini yazacağız .

Kabinenin en nezaketli , en güleryüzlü , alçak gönüllü Bakan’ın; Bakan yardımcısı olarak görev yapan zevatın hezeyanını yazacağız .

Bir Bakan Yardımcısı düşünün , emri altında görev yapan genel müdürlere , daire başkanlarına ve personeline küfür etmeden , bağırıp çağırmadan , aşağılayıp hakaret etmeden konuşamıyor.

Sözde Profesör ama zır cahiller onun yaptığı gibi insanlara muamele etmez !

Sözde İslamcı ve İmamhatip mezunu , Ama ne yüce dinimizden ne de okuduğu İmam Hatip’ten zerre kadar ahlak dersi almamış !

Radikal İslamcıların Bakan’ından nefret ettiği, ama yardımcısını öve öve bitiremediği o kişi ; B planı olarak radikallerin Bakan adayı !

Bir Bakan Yardımcısı , genel müdürüne neden küfür eder ?

Tek kelime ile acizlik !

Patolojik !

Bastırılmış duygular !

Mutsuzluk !

İyi bir eğitim ve terbiye almamış olması !

Bu nedenler daha fazla sıralanabilir . Liste uzar gider .

Yönetim bir sanattır !

Bu sanatı icra eden kişiye yönetici denir . Kitleleri peşinden sürükleyen kişiye de LİDER denir .

Genel müdürlere , daire başkanlarına ve personeline liderlik etmesi gereken sorumluluk makamlarında ki bu kişilerin küfür etmesi sadece kendisini küçük düşürür .

Çalışmak istemediğiniz personeli görevden alırsınız !

Devlet size bu hakkı vermiştir . 

Ancak hiçkimseye küfür etme hakkınız yoktur !

Aslında suç birazda sizde değil ; Bugüne kadar küfür ettiğiniz , hakaret ettiğiniz personellerinizde ...

Bu küfrün aynısını ya da daha fazlasını size iade edecek bir delikanlı çıksaydı bu kadar ileriye gidemezdiniz !

Ne olacak sanki ; en fazla görevden alırdınız ...

İnsan’ın onuru ve haysiyeti hiçbir makamdan büyük değildir .

Sonuç olarak ;  Siyasal islamcıların yere göğe sığdıramadığı ağzından küfür eksik olmayan İmam Hatip mezunu bu Bakan yardımcısına Allah’ın ayetlerini hatırlatarak, Peygamber efendimizin hadisleriyle yazımıza son verelim .

* İbrahim Suresi, 26. ayet: Kötü (murdar) söz ise, kötü bir ağaç gibidir. Onun kökü yerin üstünden koparılmış, kararı (yerinde durma, tutunma imkanı) kalmamıştır.
* Nisa Suresi, 148. ayet: Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez. Allah işitendir, bilendir.

"Müslümana sövmek fâsıklıktır." (Nesâî; Tahrimu'd-Dem, 27);

"Melekler kalktı, ben de onlarla beraber kalktım. Bu sövülen, sükût ettiği müddet, melekler buna sövene, sözü geri çeviriyorlardı. Ne zaman ki bu adam, sövenin sözünü geri çevirdi, melekler kalktı, gitti." buyurmuştur. (Ebû Dâvûd, Edeb, II, 572);

"Sövülen iki kimsenin söyledikleri sözün günâhı; sövülen hududu aşmadıkça, ilk söze başlayan üzerinedir." (Müslim Birr, 68);

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.